Hani “ne yaparlarsa yapsınlar hep çok sevdiğin insanlar” var ya, Onların seni en çok üzenler olması, ne garip.
(selcandy gönderdi)
Buralarda din, siyaset, milli duygular üzerine yazmaktan hiç hoşlanmıyorum. Görüşlerim ve inançlarım hakkında bir şeyler çaktırmaktan özellikle kaçınıyorum. Bunlar gerçekten fazla şahsi şeyler. Ama son günlerde anladım ki artık “şahsiyet” diye bir şey kalmamış. Şu an kendimi “şahsi” sıfatından…
Onun ellerime dokunuşu gece yarısı çalan ev telefonu gibiydi. Bir yandan telefonu açmak istiyordum, bir yandan da biliyordum telefonu açınca üzüleceğimi. Derisinin altında bir felaket gizliydi sanki. Evet, bakışları boş bulunduğum bir anda patlayan balon sesiydi.